Şirince ve gelişim yolculuğum...


Merhaba,

Perşembe sabahı Şirince'ye geldik. Bu benim Şirince'ye üçüncü gelişim. Şirince'nin beni etkileyen ve tekrar tekrar çağıran bir havası var. Ve işte yine buradayım.

Doğa, tarih ve tatlı bir hava.

Hava deyince yanlış anlaşılmasın nefes aldığımız havadan bahsediyorum. Bana farklı geliyor, tanımlamaya çalışıyorum, bulduğum kelimeler şunlar; hafif, şeffaf, tatlı, fesleğen kokulu... Lütfen sormayın neden diye, nasıl diye, çünkü bilmiyorum, sadece böyle hissediyorum...
Burası bir köy, hikayesini sonra, başka birgün yazacağım.

Yol arkadaşlarım, Gamze, Nehir ve Mert, elbette Nehir ve Metin'in oğulları Kıvanç'ı da unutmadan. Gamze ve ben İstanbul'dan, Nehir ve Metin oğulları Kıvanç da Eskişehir'den geldiler, burada buluştuk. Cumartesi aramıza İstabul'dan Ozan eklendi. Bir de burada yaşayan arkadaşlarımız var. Ali, kardeşi Özhan, annesi Mücella Hanım ve babası Bayram Bey.


Ali ve ailesi Yağhane isimli bir restaurant-cafe işletiyorlar burada. Adının Yağhane olmasının nedeni eski bir zeytinyağ atölyesinin bahçesinde olması. 25 yıldır işlemeyen tarihi bir zeytinyağı fabrikası. Mücella Hanım Aşçı, her sabah Bayram Beyin aşağıdaki bahçeden topladığı kabak çiçeklerinin dolmasını yapıyor, kendi ürettikleri zeytinyağı ile. Kabak dolması tek başına ayrı bir yazı konusu (söz anlatacağım). Zengin bir kahvaltıları var. Şirince'nin meşhur meyva şaraplarını satıyorlar. Yağhane'nin hemen altında evleri var, evlerinin önünde de şeftali bahçeleri.

Yenibiris.com da bir yazım var, "Hiç kendinize hediye verdiniz mi?" başlığını taşıyor. İşte bu yazıyı Şirince de yazmıştım...

"Hediye almayı sever misiniz ? Sanırım herkes sever. Ya vermeyi ? Ben vermeyi de çok severim, bu sıralarda en çok da kendime hediye veriyorum.

Bu yıl kendime çok hediye verdim, daha da vereceğim, neler vereceğimi de biliyorum, hazırladım, sıralarını bekliyorlar.

Bu yaz tatilimin yarısını kişisel gelişimim için kendimle başbaşa geçirdim. Kendimi dinledim, anlamaya çalıştım, anladıklarımı yazdım, fırsat verdim kendime, geçmişimi hoş gördüm, hoş uğurladım, geleceğimi hoş karşıladım. Hayallerimi hedeflerime karşı kışkırttım, hayallere dalıp hedeflerimi kızdırdım.Kaybolmadan ikna olmuştum. Ben, bana kocaman bir hediye hazırladım!

En sevdiğim renk olan masmavi parlak bir kağıt ile paketlenmiş - sürprizleri severim - hızla yırttım, açtım. Önceliklerim, okuyacağım kitaplar, hobilerim ve onlara ayıracağım zaman, paylaşacağım bilgiler, sonuca ulaşacak projeler...

Ben planlı yaşamayı severim, ama plan kelimesi bana kocaman beyaz kağıtlara çizilmiş şehir/inşaat planlarını hatırlatır. Çözümü, planlarımı bir hediye olarak kabul etmekte buldum.

Plan = Hediye

Hediye nedir?Birini sevindirmek, mutlu etmek, kutlamak için verilen şey, armağan, ödül."

Şirince benim için özel, çok özel bir yer. Kendime hediye verdiğim bir yer.

Lütfen sizde kendinize hediye verin. Hediye vermek için var olduğunuz yerden dışarı çıkın, her zaman yaptıklarınız dışına çıkın, hayallerinizi harekete geçirin.

O gün Şirince'de başalayan projeler sürüyor, gelişiyor, çoğalıyor...:-)))

İlginç bir şey oldu!

Bazı projelerim kafamda takılı kalmıştı. Şirince'ye geldiğimiz gece Yağhane'nin bahçesinde ki dut ağacının altında otururken sevgili arkadaşım Metin ile konuşurken çözüldü.

Şirince de üstdeki yazıyı yazarken kendimi kariyerini kaybetmiş biri olarak hissediyor ve bundan da garip bir zevk alıyordum. Şirince benim "2.bahar" yaşamıma başlama kararlarını aldığım yer. O gün klasik anlamda kariyerden ve bende yarattığı yarış, hırs gibi duygulardan uzak olmam gerektiğine karar vermiştim. bu kararı uyguluyorum...

Bugün yaşamımda "Kariyer Koçluğu" meslek olarak kendimi, düşüncelerimi, duygularımı en yüksek yaşadığım, güçlü bir keyif duygusu ile en yararlı hissettiğim alan oldu. İnsanların yaşam yolculuğunda çok önemli bir yer tutan iş yaşamının, yaşamlarında ne kadar önemli olduğunu ve iş yaşamlarında aldıkları kararların, yaşadıklarının tüm alanlarını ne kadar etkilediğini görünce, yaşayınca koçluk öğretisini "Kariyer Koçu" olarak sürdürme kararımın çok doğru olduğunu görüyorum. Mutluyum.

Şimdi gelişeceğiz, şimdi çoğalacağız...

Amacım; müthiş bir güç ve enerji olarak sahip olduğumuz, öğretim yaşındaki çocuklara, gençlere, özellikle çocuklar ve gençlere, ve elbette yetişkinlere, kadınlara, anne-babalara yol gösteren, onları gelişim yolculuklarında destekleyen, kendileri olmalarını ve tüm yaşamlarını istedikleri gibi mutlu sürdürmeleri için ülkemin her yerinde, her şehrinde "Kariyer Koçluğu Programını" hayata geçirmek. Bunun için "Kariyer Koçu" yetiştirmek.

Teşekkür ederim yaşam, teşekkür ederim ailem, teşekkür ederim arkadaşlar.

Teşekkür ederim doğa, tarih ve hava...

Teşekkür ederim Şirince...

Hiç yorum yok: