
KariyerKocu.org üçüncü röportajını BSH Kurumsal İletişim Müdürü Fatmanur Erdoğan ile yaptı. Fatmanur Hanım, hala okumaya ve öğrenmeye devam eden bir öğrenci, hayata bakarken neyi alabileceğini, neyi nasıl kullanabileceği merakla inceleyen bir araştırmacı. Norveç, Singapur, Amerika ve Türkiye rotasında bir kariyeri var, kendi deyimiyle bir "Dünya Vatandaşı". Fatmanur Hanım'la yaptığımız röportaj hayata doğru şekilde yaklaşıldığı sürece, insanın kendi fırsatlarını ve keni şansını yarattığını gösteriyor... Fatmanur Hanım'ın bloguna uğramayı unutmayın! Can Sungur
- Fatmanur Hanım, öncelikle takıldığımız bir konuyu sormak istiyorum. Araştırdık ama kendinizden bahsederken hangi okullardan mezun olduğunuz konusunda hiç isim vermemişsiniz. Kariyerinizin ise büyük kısmı yurt dışında, o yüzden Türkiye’de mi okudunuz, yurtdışında mı onu bile tam kestiremedik diyebiliriz.
Evet, çünkü genelde isim vermiyorum. “Şu üniversitede şunu okudum, bu üniversitede bunu yaptım” şeklinde yazılmasından pek hoşlanmıyorum, çünkü ben hangi üniversitede ne okuduğunuzun, nasıl okuduğunuzun önemli olmadığını düşünen profesyonellerdenim. Önemli olan öğrenmek, öğrenme arzu ve isteğine sahip olmak.
Bugün Amerika’daki üniversiteler derslerini online olarak açmış durumdalar. Podcastler ile istediğiniz üniversitenin derslerini dinleyebilir ve öğrenebilirsiniz. Nerede ne okuduğunuz bana göre o kadar önemli değil, o yüzden ben genelde röportajlarımda “Şurada şunu okudu” şeklinde yazılar olmasını tercih etmiyorum.
Aslında hala da okumaya devam ediyorum. İşletme okudum, grafik tasarımı okudum, pazarlama okudum. Şu anda da mesela psikoloji eğitimi alıyorum, master noktasına gelmeye yakınım. Bu dersleri de yabancı üniversitelerden alıyorum.
- Öğrencilerde “Okuduğum üniversitenin adına göre başarılı olurum, ben bu üniversite mezunuyum, insanlar oradan mezun oluyor, ben onlara yetişemem” düşüncesi oluyor.
Ben bu yüzden üniversite isimlerinin öne çıkmamasından yanayım. Elbette üniversiteler arasında farklılıklar olabilir ama önemli olan kişinin orada okurken ne öğrendiği, zamanını nasıl değerlendirdiği.
Ben psikoloji dersleri almaya başladığım zaman bu dersleri master düzeyinde istemiyordum. Aradığımı bulmak istiyordum. Şu anda üniversitelerin MBA programlarına, psikoloji programlarına bakıyorum, hepsi birbirinin aynı. Herkes birbirini kopyalamış. İstediğiniz dersi, istediğiniz şekilde almak çok zor. Eğer öğrenciler bir seçim yapmak istiyorsa zaten o seviyede ne kadar gerçekçi bir seçim yapıyorlar, bilemiyorum.
İnsanlar “ben işletme okumak istiyorum” diyorlar ama önlerine hangi üniversite çıkarsa ona yazılıyorlar. İçeriğini bilen, yönlendirilen öğrenci sayısı çok az Türkiye’de. Amerika’da 25 yaşlarına gelip henüz üniversite okumamış arkadaşlarım oldu, “Neden hala okumadın” denince “Üniversite seçmeye çalışıyorum” diyorlardı. Ama sonra gidip mesela elektronik mühendisliği okuyor ve gayet başarılı oluyorlar. Bu özgürlüğü kendilerinde görmeleri çok önemli. Belki insanlar “Burada şartlar buna müsaade etmez” diyebilir ama, orada da insanlar zor şartlar altında yaşıyorlar, bu biraz tercih meselesi.
- İnsanlar burada böyle bir fırsatlarının olduğunun farkında değiller.
Üniversitelerin de bu konuda çok sorumluluğu var. Artık sizin elinizde bilgiye ulaşmak adına daha çok imkan var, bizim zamanımızda bu imkan azdı, özellikle meraklı ve araştırmacı insanlar uğraşırlarsa okuyacakları bölümlerle ilgili bilgi buluyorlardı. Keşke üniversitelerin ilk sınıfında okul bizi yönlendirse, farklı fakültelerden ders alabilsek, şirketlere geziler düzenlesek.
Bu lise üçüncü sınıftan başlayan maraton içinde insanlar etraflarına ve imkânlarına bakmayı bırakıyorlar. Nereye puanları yeterse onu tek fırsatları olarak kabul edip, o okuldan mezun olmaya ve o işi yapmaya kendilerini şartlıyorlar.
- Biz yine sorularımıza dönelim. Türkiye’de işletme eğitiminizden sonra, yurtdışına geçişinizi nasıl yaptınız?
Ben üniversite döneminde çok aktif bir öğrenciydim, nerde uluslararası bir organizasyon var, bir seminer var, hepsinin içindeydim. Öyle olunca uluslararası bir network’üm oldu, ben de bu imkanlarımı kullanarak iş başvurularında bulundum. Hep biraz benim kovalamam diyebilirim.
- Aktif bir öğrenciydim derken neleri kastediyorsunuz, biraz açabilir miyiz?
Neler yapıyordum? Uluslar arası bir organizasyonun içinde çalışmalar yapıyorduk. İş dünyasıyla bir arada çalışmayı öğrenmiştik, pazarlamayı öğrenmiştik. Yabancı dilim de olduğu için uluslararası ortamlar beni hep çekiyordu, Türkiye biraz dar geliyordu, daha farklı şeyler görmek istiyordum. Nerede uluslar arası bir konferans yada organizasyon olursa, oraya ya organizasyon dahilinde yada katılımcı olarak kendimi atıp, insanlarla tanışıyordum, network’ümü büyütüyordum.
Soracak olursanız, “Pazarlama alanında bir kariyer arıyor muydunuz?” diye, cevabım hayır, o şekilde başlamamıştım. Ama yaptığım işler beni o şekilde yönlendirdi. Ben kendi kendimi yönlendirdim, biraz da hayat şekillendirdi. Her şey ben yüzde yüz hedeflediğim için oldu diyemem. Hayatta şansa inanan bir insanım. Biraz çabalamak, akışın içinde olmak çok önemli. Hayatın akışı içinde yaptığım şeyleri genelde tutkuyla yapmak gibi bir özelliğim vardır, enerjim yüksektir. Dolayısıyla o akışa kapıldığınız zaman bir yerlere gidiyorsunuz, bazı kapılar açılıyor, fırsatlar ortaya çıkıyor. Hiç “Bir kariyer hedefim var ve o yönde gidiyorum” demedim.
Biraz da kendi kişiliğimden bahsedeyim, ben çok meraklı, araştırmayı seven bir insanım. Yabancı diyarlarda yabancı olma hissini de çok seviyorum. Hiçbir zaman kendimi lokal bir kültüre bağlı hissedemiyorum, ama o kültürleri anlayabiliyor ve özümseyebiliyorum. Bütün o kültürlere bakıp, işinize yarayan şeyleri alıp, işinize yaramayanları atıyorsunuz. “Dünya vatandaşı” derler ya, ben bazen kendimi öyle hissediyorum. Hiçbir yere bağlı olmadan, her yerden bir parça taşıyor gibi hissediyorum. Bu bana bir özgürlük veriyor, yaratıcılığımı teşvik ediyor.
Konudan saptırdım mı sizi?
- Yo hayır, güzel detaylardan bahsetmek konudan sapmak gibi olmuyor. Ben biraz toparlamak istiyorum bu noktada, Türkiye’den Norveç’e geçişiniz aktif olmak, açık olmak, ilgili olmak sayesinde oldu…
http://kariyerkocu.org
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder